Basın-Sen: Bu ülkenin basın emekçileri yalnız değildir ve davalarla susturulamayacaktır
Basın-Sen'den, basını emekçilerine dava açılması ile ilgili yapılan basın açıklamasında gazetecilere açılan davaların "“Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü” ve “Basın Özgürlüğü” üzerinde baskı oluşturmaktadır" ifadeleri kullanılarak "Unutulmasın ki, bu ülkenin basın emekçileri yalnız değildir ve davalarla susturulamayacaktır" denildi.
Basın-Sen'den yapılan basın açıklamasının tam metni ise şöyle:
"Son dönemlerde basını susturma adına yapılan girişimlere, bir yenisinin daha eklendiğini üzülerek gözlemliyoruz. Ülkemizde yaşanan hukuksuzlukların, insan hakkı ihlallerinin üzerine gidip, tüm yaşananları kamuoyu ile buluşturmaya çalışan Mehmet Kumser, Serdinç Maypa, Kıbrıs Gerçek Genel Yayın Yönetmeni Çağlar Yüksel, Ümit Bahşi ve Cengiz Bahşi’ye de yaptıkları yayınlardan dolayı aleyhlerine Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde dava dosyalandı.
Mahkeme yoluna gitmek bir hak olsa da, bu ve bunun gibi gazetecilere art arda yüklü tazminat davalarının açılması, Anayasal haklar olan “Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü” ve “Basın Özgürlüğü” üzerinde baskı oluşturmaktadır.
Yaşlı bakım evlerindeki skandalları gün yüzüne çıkarıp, oradaki insanlık dramının ortadan kalkmasına ve yaşlı haklarının korunmasına öncü olan, Kalkanlı Yaşam Evi’nde yaşanan olumsuzlukları da ifşa eden Mehmet Kumser, Serdinç Maypa, Çağlar Yüksel, Ümit Bahşi ve Cengiz Bahşi’ye Kalkanlı Yaşam Evi'nde çalışan bir hekim tarafından zem ve kadih davası açıldı, Kumser ve Maypa’nın benzer yayınlar yapmaması için de ara emri talep edildi.
Unutulmasın ki, bu ülkenin basın emekçileri yalnız değildir ve davalarla susturulamayacaktır.
Basın Emekçileri Sendikası olarak, bu ülkede yaşanan insanlık ayıbı olayların peşinden koşarak, kamuoyunun bilgisine sunan basın emekçilerinin ve yurtsever vatandaşların her daim yanında olmaya devam edeceğimizi, tüm kamuoyuna bir kez daha vurgulamak isteriz.
Bu noktada Anayasa’nın 24’üncü ve 26’ncı maddelerini de hatırlatmak isteriz. “Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü” başlıklı Anayasa’nın 24’üncü maddesi, “Herkes, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz. Düşünce suçu yoktur. Herkes, düşünce ve kanaatlarını, söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hak, herhangi bir resmi makamın müdahalesi ve devlet sınırları söz konusu olmaksızın, kanaatını anlatma, haber ve fikir alma ve verme özgürlüklerini kapsar” der.
Anayasa’nın 26’ncı maddesi de “Basın Özgürlüğü” ile ilgili “Yurtaşlar için basın ve yayın özgürdür, sansür edilemez” maddesini içerir.
Yukarıda da dikkat çektiğimiz Anayasa maddeleri ışığında Kalkanlı Yaşam Evi’nde yaşananları, kamuoyuna duyuran ve orada iyileştirilmelere gidilmesine vesile olan basın emekçilerine dava açılması, kabul edilebilir bir durum değildir.
Davacı olan hekimi, bakım evinde yaşananları kamuoyuna duyurma gailesi içinde olan basın emekçileri ile uğraşmayı bırakıp, Kalkanlı Yaşam Evi’ni daha insani koşullarda yönetmeye davet ediyoruz.
Ali Kişmir
Basın Sen Başkanı"