Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi çalışanları, Sağlık Bakanlığı ile Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi arasında KKTC vatandaşı bağımlı hastaların tedavi masraflarının kısmen karşılandığı protokolün yenilenmemesi gerekçesiyle başlattıkları eylemlerin beşincisini bugün saat 11:15'te Sağlık Bakanlığı önünde gerçekleştirildi. Hastane çalışanlarına tedavi gören hastaların da eşlik ettiği eylemde, davul ve alkışlar eşliğinde toplanıldı ve daha önceki eylemlerde olduğu gibi Sağlık Bakanlığı önüne kazık yerleştirildi. 5. Kazıklı eylemde önceki eylemlerden farklı olarak Çav Bella şarkısının Kıbrıs versiyonu hep bir ağızdan okunarak, Sağlık Bakanlığı'nın tutumu protesto edildi. Eylemde konuşan Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Çakıcı,    2019 yılında ilki imzalanan protokol gereği ekonomik durumu yetersiz olan KKTC vatandaşı bağımlıların tedavi masraflarının yüzde 80’inin Sağlık Bakanlığı tarafından karşılandığını ancak 12 Ocak'ta süresi dolacak  olan protokolün yenilenmemesinin beraberinde pek çok sorunu getireceğini belirterek, bağımlı hastalara karşı gösterilen duyarsızlığa sert tepki gösterdi. Pembe Köşk eylemlerinin siyasi bir amaç taşımadığının altını çizen Çakıcı, "Bizler hastalarımız ve sağlık konusunda alınan yanlış kararlara tüm halk adına tepki göstermek adına buradayız. Bu yalan dolan memlekette susmak bize göre değil. Hastalar ölüme terk edilirken, hastaneler kapatılırken, emekçiler kapıya konulurken, birileri geri çekileceğimizi sanıyorsa yanılıyor. Bizim kimseden korkumuz yoktur. Davamızda haklıyız ve bunun için vazgeçmeyeceğiz. Yalnız hastanemiz için değil tüm insanlarımız için mücadele edeceğiz" dedi. Mehmet Çakıcı, eylemde Sağlık Bakanlığı tarafından alınan skandal bir kararı da gündeme getirerek, " Biz tarihi skandal bir belgeyi bugün burada açıklamış olduk. Bir bakanlık düşünün ki temaslı olan bütün sağlık çalışanlarına çalışma zorunluluğuyla ilgili emir veriyor. Temaslı olan çalışanların 0.5. ve 10. gününde tahlil yapmalarını ancak görevlerine de devam etmelerini söylediğiyle ilgili tıbba uymayan, bilimle alakası olmayan kararlar veriyor. Aslında bu cinayete teşebbüstür. Çünkü, 0.5. ve 10. gününde temaslı olan sağlık çalışanı eğer bugünler içerisinde pozitifleşirse tespit edilmeyeceği ve temaslı olan birinin de pozitif çıkma ihtimali çok yüksek olduğu için, diğer sağlık çalışanları ve orada olan hastalar hem de yoğun bakımda olanlar maalesef pozitif olacaklardır. Eğer orada ağır hastalar da varsa ölümle burun buruna kalacaklar ve hayatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaklardır. Sağlık Bakanlığı'nın aldığı bu karar skandaldır, rezalettir ve bilim dışıdır. Sağlık Bakanlığı ne yaptığını bilmemektedir. Belli ki bütün kadrolarını siyasi rant elde etmek için gelişi güzel doldurmuş ve ve UBP'liler oraya dolmuştur. Bu yüzden de doktor, hemşire ve sağlık çalışanı alamıyor. Alamayınca da var olan sağlık çalışanlarına temaslı olduğu halde zorunlu olarak görev yapmaları konusunda emir vererek, büyük bir skandala imza atılmış olunuyor. Sağlık çalışanları ve hastalar servislerde Covid-19'un yayılma tehlikesiyle riske edilmiş oluyor. Böyle olunca da orada temaslı doktor ve sağlıkçıların çalışması nedeniyle Covid-19 olabilme ihtimali olan bir hastanın ve sağlık çalışanının ölmesinden sorumlu olan kurum Sağlık Bakanlığı'nın ta kendisidir. Bu bilim dışı ve beceriksiz kararlarından ve insanlarımızın hayatını riske atmalarından dolayı Ali Pilli'yi istifaya davet ediyorum. Bu belgenin kendisi skandaldır. Sağlık Bakanlığı'nda bilim ve akıl kaybolmuştur" dedi.