Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Yetkin, hava sıcaklıklarının uyku kalitesine etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Normal koşullarda vücudun akşam saatlerinde termoregülasyonun bir özelliğiyle ısı kaybederek uykuya başladığını belirten Yetkin, şunları anlattı:
"Gece boyunca vücut ısısı düşer ve sabaha doğru tekrar artarak uyanıklık gerçekleşir. Akşam saatlerinde artan ortam ısısı, vücudun termoregülasyonunu bozarak uykunun gecikmesine ve sık uyanıklıklarla toplam uyku süresinde azalmaya neden olur. Çalışmalar uyku kalitesindeki düşüşün yaz mevsiminde daha belirginleştiğini, yaşlı ve düşük ekonomik seviyeye sahip olanların bu durumdan en çok etkilenenler olduğunu göstermektedir."
İklim değişikliğinin uyku kalitesini etkilediğini belirten Yetkin, gerek artan çevre sıcaklığı gerekse kasırga, hortum, orman yangınları ve sel gibi doğa olayların travmatik yanlarından uyku kalitesinin etkilendiğinin görüldüğünü söyledi. Yetkin, artan ısı değişikliğiyle sıklıkla gözlenen uykuya geçişte gecikme ve sık uyanmalarla beraber toplam uyku süresinde azalma gözlendiğini aktardı.
"Bilimsel İlerleme İçin Amerikan Birliği" adlı kuruluş tarafından 2017'de yapılan bir araştırmaya atıfta bulunan Yetkin, "Dünyada artan hava sıcaklıklarıyla beraber uyku kalitesindeki bozulma da giderek artacak. Günümüzde her 100 kişinin ayda 3 gece yetersiz uyku uyuyabildiği gözlenirken, 2050'de bunun 6 gece, 2099'da 14 geceye çıkacağı tahmin ediliyor." bilgisini verdi.
Hava kirliliğinin de iklim değişikliğiyle birlikte uykuyu olumsuz etkileyen bir diğer faktör olduğuna dikkati çeken Yetkin, kirli havanın uyku süresinde kısalmaya, uyku kalitesinde düşüşe ve uykuyla ilişkili solunum bozukluklarında artışa neden olduğunu bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ının, hava kirliliğinde normal eşiğin üstünde yaşadığını ve bu durumun önemli bir halk sağlığı problemi haline geldiğini vurgulayan Yetkin, solunum, kardiyovasküler, serebrovasküler, demans ve çocuklarda bilişsel gelişim bozukluklarında artış yaşandığını aktardı.
Hava kirliliğinin uyku üzerine etkisinin doğum öncesi dönemde anne karnında başladığını kaydeden Yetkin, şöyle devam etti:
"2019'da Bose ve arkadaşlarının Meksika'da yaptığı bir çalışmada, anne karnında hava kirliliğine maruz kalan bebeklerde ince partiküllerin nörotoksik etkisi, oksidatif stres ve inflamatuvar süreçlerle sinir sistemi gelişiminin ve dolayısıyla uyku yapısının bozulabileceği, 3-5 yaş arası çocuklarda ise 24 saatte ortalama uyku süresinin 10-13 saat olması gerekirken, bunun 7-8 saate düştüğü ve sonuçta gelişen uyku kalitesinde düşmenin uzun dönemli olduğu ortaya çıkıyor."