AKTÜEL

Karikatür sanatçımız Mustafa Tozakı ile özel röportaj

Karikatür sanatçımız Mustafa Tozakı ile özel röportaj
Ülkemizin en üretken sanatçılarından olan Mustafa Tozakı ile karikatür ve müzik çalışmalarını konuştuk.
1957 yılında Kıbrıs’ın Solya köyünde doğan sanatçı, 1983 yılında karikatür çizmeye başlar. Yurtiçinde ve yurtdışında eserleri sergilenen sanatçı, Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği Yönetim Kurulu ve Feco üyesidir.
Müzik çalışmalarını da sürdüren Tozakı’nın yüzlerce bestesi bulunuyor Karikatür çizmeye ne zaman başladınız?
Benim karikatür çizmeye başlamamın çok ilginç bir hikayesi var. 1963’te ilkokulda resim derslerimde kalemi elime aldım ve kendimi kötü çizer hissederek, daha iyi çizmeye çalıştım.
Orada da öğretmenlerimiz çöp adamlar çizdiriyordu. Bir iki tane çizdikten sonra eğik bir çizgi çizdim. Öğretmenim “Bu ne?” diye sordu. Ben de “Çöp adam eğildi öğretmenim” dedim. Öğretmenim büyük bir kahkaha attı, ardından da sınıfa götürdü ve herkes güldü. Ben beğenilmediğini ve alay edildiğimi düşündüm. Halbuki sonradan düşününce, çok beğenildiğini, yaratıcı bulunduğunu fark ettim.
Herkes karikatür çizebilir mi?
Ben bunu çalıştırdığım öğrencilerime de söylüyorum. Yetenek yüzde 30’dur. Yüzde 70 çalışmadır. Bu müzikte de böyledir. O yüzden sanatta başarılı olmak isteyenler bol bol, yorulmadan çalışmalı.
Müzik serüveniniz nasıl başladı?
Müziğe başlamam da yine ilkokul yıllarıma dayanıyor. İlkokul 4’üncü sınıfa giderken, müzik öğretmenim çok soğuk bir havada “do-re-mi” yi detone olarak okuduğum için beni sınıftan atmıştı. Çok ağrıma gitmişti. Ben de eve gidince su kabağından kendime bir bağlama yapmıştım. Bağlama alacak paramız yoktu. Telefon tellerinin temizleyerek, bakır telleri su kabağının üzerine bağlamıştım. Öyle çalışarak başladım. İlk bestemi de lise dönemimde yapmıştım, “Yalancısın Sen”.
Ülkemizde kültüre ve sanata gereken önem gösteriliyor mu?
Kısmen gösteriliyor. Siyasi kesimden de kısmen kıymet veriliyor. Ama ekonomileri ve katkı payları büyük ülkelerde sanatçılara verilen katkı paylarının çok daha büyük olduğunu görürsünüz. Sırf üretebilmeleri için, yaratabilmeleri için. Burada bir tek Kültür Dairesi var kapısını çalabileceğiniz. Halbuki öyle ülkeler var ki sanatçının ihtiyacından fazla hem maddi, hem de manevi destek sağlanıyor. O zaman da üretim sağlanıyor.