KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, Kıbrıslı Türkler için yalnızca bir liderlik tercihi değil; aynı zamanda çözüm, barış ve uluslararası toplumla yeniden bütünleşme yönünde açık bir irade beyanı olacağını kaydetti.
Maviş, “Cenevre’de tamamlanan ve Kıbrıs’ta sürdürülen görüşmelerde tarafların uzlaştığı konular, eğer samimiyet çerçevesinde ele alınmışsa adada güven inşası açısından kayda değer bir başlangıçtır” dedi.
Maviş’in açıklamasının devamı şu şekilde:
Yeni geçiş kapılarının açılması, mayın temizleme çalışmalarının hızlandırılması, çevre ve iklim değişikliğiyle ilgili ortak projelerin başlatılması, gençlik alanında bir teknik komite kurulması, ara bölgeye güneş enerjisi parkı inşa edilmesi, Kayıp Şahıslar Komitesi’ne verilen desteğin artması ve karşılıklı mezarlık bakımı konusundaki ilerleme; hem pratik hem de sembolik anlamda adımlardır.
35 yaş altı bireylerden oluşacak Gençlik Komitesi, çözüm vizyonunun yeni kuşaklara aktarılması bakımından tarihi bir adımdır. Çözümsüzlüğü miras alan gençlerin, artık farklı bir dil ve yaklaşım geliştirmesi en büyük temennimizdir.
Ancak bu gelişmeler, siyasi irade ile desteklenmediği sürece güven artırmaz ve kalıcı bir çözüme dönüşemez. Sn. Ersin Tatar’ın böyle bir vizyona sahip olmadığı ve mevcut teknik komiteleri işlevsiz bir hale getirmiş olduğu gerçeği de ortada durmaktadır.
Bu bağlamda Ağustos ayını beklemeden, bu girişimleri ileriye taşıyacak kararlı adımlar atılmalıdır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin süreci izlemek üzere bir temsilci atayacağını açıklaması, resmi müzakerelerin yeniden şekillenmesine kapı aralamaktadır. Bu noktada, Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini daha yüksek sesle ve daha güçlü biçimde ortaya koyması gerekmektedir.
Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Kıbrıslı Türkler için yalnızca bir liderlik tercihi değil; aynı zamanda çözüm, barış ve uluslararası toplumla yeniden bütünleşme yönünde açık bir irade beyanı olacaktır.
KTÖS olarak bu seçimi, halkımızın haklarını, kimliğini ve çözüm vizyonunu sahiplenmesi açısından kritik bir dönemeç olarak görüyoruz.
Kıbrıslı Türkler olarak, çözüm umudumuzu, toplumsal irademizi ve barışa olan kararlılığımızı her koşulda savunmaya devam edeceğiz.